top of page

Şiraze

İnsan bağlanmak ister fakat kendi hakikatinin ağırlığına dayanamaz. Yakınlık ister ama yakınlığın gerektirdiği açıklığı, çatışmayı ve sorumluluğu taşıyamaz. Böylece günümüz ilişkilerinde şirazesi kaçan yalnızca bağın kendisi değil, o bağın içinde kalabilme kudretimizdir. Kimi zaman bazı arkadaşlıkların zamanı biter ve onları uğurlamak gerekir. Cemaat ile cemiyet arasındaki farkı idrak ettiğimden beri böyle düşünürüm.

 

Şiraze, yaprakları bir arada tutan bağdır. Bir zamanlar bazı arkadaşlıkların da hayatı böyle tuttuğuna inanırdık. Ne hoş bir yanılgı. Fakat gitmeyi bile beceremediler. Geçmişin içinde kaldılar ve oradan bugüne sızmayı sürdürdüler. Belki de kalmalarına ben izin verdim. 

 

Fotoğraf kişiyi geri getirmez. Yalnızca bir zamanlar orada bulunduğunu acımasızca kanıtlar. Bu eserlerde kişi gitmiş, ilişki çürümüş, geriye görüntü kalmıştır. Çünkü bellek, o kalleş ve kırılgan hazine, ölülerini usulca kucaklayan terbiyeli bir mezarlık değildir. Ben ise toprağın o ağır, boğucu ve aldatıcı sessizliğinin değil; suyun o amansız, her yere sızan ve nihayetinde her şeyi çözen suyun hukukunu işletiyorum.

 

Şiraze, kaybolan arkadaşlıklara bir güzelleme değildir, aman. Ayarı kaçmış arkadaşlıklarla vedalaşmadır. Görünmeyen açığa çıktığında üzerimdeki hükmünü yitirir. Hayaletler saklandıkları yerden çıkar ve ben onları eserlerimle uğurlarım.
 

Şimdi size verdiğim bütün gücümü geri çağırıyorum.

 

© 2026 by ÖTE

bottom of page